icâbet


icâbet
(A.)
[ ﺖﺑﺎﺝا ]
1. kabul edilme.
2. uyma.
♦ icâbet etmek uymak, muvafakat etmek.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • icabet — is., Ar. icābet 1) Bir çağrıyı yerine getirme, bir çağrıya gitme 2) Bir buyruk veya isteğe uyma, kabul etme, razı olma Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller icabet etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • icabet etmek — 1) çağrı üzerine gitmek 2) bir buyruğa, bir isteğe uygun olarak davranmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • davete icabet etmek — çağrılı olduğu yere gitmek Fakat kâbus içinde bunalmış bir kimse gibi bir türlü bu davete icabet edemez. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MÜCİB — İcabet eden. Cevap veren. Sebeb kabul eden. * İstenileni kabul eden, duâya cevap veren (Allah C.C.). (Bak: Dua …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • davet — is., Ar. daˁvet 1) Çağrı, çağırma 2) Yemekli toplantı Nevin in her aklına estikçe yaptığı davetlerden biriydi. P. Safa Birleşik Sözler davetname Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller davet etmek davete icabet etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MUCÎB — (Cevab. dan) İcabet eden, uyan. Kendisinden istenilen iş ve suali cevaplandıran …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜSTECAB — Hoş görülen. * İstediği kabul edilen. İcâbet olunmu …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TELBİYE — Lebbeyk (Yâni: Emredersiniz, ben emrinize hazırım) demek. İcabet etmek. (Bak: Lebbeyk …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İNSAT — (İnsiyat) Susup dinleme, susma. * Gizlenerek gitme. * İnfial vezninde, nidâ eden kimseye icabet etme. * Beli bükülenin beli doğrulması. * Meşhur olma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük